buharalıbilvanisli.com

Sofilerin Buluşma Noktası Buhara
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
buharalıbilvanisli.com Son Konular
KonuYazanGönderme Tarihi
Salı Şub. 08, 2011 11:13 am
Cuma Ocak 28, 2011 9:56 am
» ykmz
Salı Ocak 11, 2011 10:43 pm
» ykmz
Salı Ocak 11, 2011 10:41 pm
Çarş. Ocak 05, 2011 8:01 am
Çarş. Ocak 05, 2011 7:57 am
Çarş. Ocak 05, 2011 7:40 am
Salı Ocak 04, 2011 6:58 pm
Salı Ocak 04, 2011 6:32 pm
Salı Ocak 04, 2011 6:32 pm
Salı Ocak 04, 2011 9:37 am
Ptsi Ocak 03, 2011 7:15 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 7:02 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:55 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:43 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:27 pm
Perş. Ara. 30, 2010 10:23 am
Perş. Ara. 30, 2010 8:27 am
Paz Ara. 26, 2010 2:53 pm
Paz Ara. 26, 2010 2:43 pm
Cuma Ara. 24, 2010 8:11 pm
Cuma Ara. 24, 2010 1:34 pm
Cuma Ara. 24, 2010 8:50 am
Perş. Ara. 23, 2010 1:19 pm
Perş. Ara. 23, 2010 8:12 am

Paylaş | 
 

 Evvelâ irâde Allahü teâlâdan, muhabbet, aşk, ilkin mürşidlerden sonra her ikisi de, tâliblerden hâsıl olduğu beyanındadır.(Mektubat-ı Hazret k.s. 18. mektup)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
perverde

avatar

Mesaj Sayısı : 131
Kayıt tarihi : 01/07/10
Yaş : 36
Nerden : Kocaeli/İzmit

MesajKonu: Evvelâ irâde Allahü teâlâdan, muhabbet, aşk, ilkin mürşidlerden sonra her ikisi de, tâliblerden hâsıl olduğu beyanındadır.(Mektubat-ı Hazret k.s. 18. mektup)   Cuma Ekim 22, 2010 8:25 am

ALLAH IN ADIYLA BAŞLARIM
Hiçbir şey yok ki onu hamd ile tesbih etmesin. Salât ü selâm, efendimiz Muhammed in, (Sallâllahü aleyhi ve sellem) bütün âl ve ashâbının üzerine olsun! Bundan sonra bu mektûb, âlem kutbu kaymakamının (Rahmetullahi aleyh) perverdesinden olup feyz ve vefa kaynağı, maneviyattaki ahfa makamında seyr eden, sır ve ahfa makamında muhabbet teşiyle yanan, en sâfî kalb sahibi, Üstad-ı a zamın kâtibi, muazzam mevlâmız Molla Mustafa yadır. Allah, O nu, mukarrabun (Allah a yakın olanların) temenni ettikleri makamın âlâsına yüceltsin! Bütün hâllerinde Allah (ın rızâsına mazhar olup onu kıyâmet gününe kadar, Üstad-ı A zamın nisbetiyle mutemessik eylesin!
Üslûb bakımından kalbleri ferahlandıran, göz ve basîretleri aydınlatan, muhabbet ateşini kalblerde seyr ettiren, aşk ateşinin yakmasını arttıran, mektûbunuz geldi. Perverde, onu beklenmediği bir ni met, hayâlinde bulunmayan yerden bir rızık olarak telâkki etti. Zira, bu perverde tâleb etmeden, özlediği bir kimseden gelmiştir. Evet, kula hâsıl olan Allah ın aşk ve muhabbeti, evvelâ asıldan (Allah ın irâdesinden) hâsıl olur. Şayet o, irade etmezse âciz bir mahlûk olan kul, onu nasıl temenni edip, Allah ın (Celle ve alâ) muhabbetinin tâlebinde nasıl bulunur Beyt :
Ey kendine aşk iddia eden kimse. Ayıl ki, kat yiyen yanılıp demeyesin ki, âşıklık vasfı bizde, mâşûkluk Allah tadır. (Zira, her iki vasıf da onun zâtıyla kâimdir) iyi kişinin medh olunan aşkı gibi... aşk ondan baş gösterdi. Fakat sende (Allah ın) gözüktü. (*)
Hâce El-Ahrar (Kuddise sirruh) buyurdular ki: Yüce bir kişinin buyurduğu: Tâleb edip çalışan kimse, matlûbuna nâil olur sözün manâsı, lâfız ve manâları itibariyle matlubdur (tersine göredir). Yani bu sözden esas maksad, Allah aşkını kalbinde bulan kimse, Alah ı tâleb edip çalışır. demektir. Şayet Hak teâlâ kendi sıfatıyla kulun kalbine tecelli etmezse, kulda nasıl tâleb vasfı hâsıl olur
Tarikat reisi (şahı) Nakşibend (Kuddise sirruh) bâzı arkadaşlarına buyurdular ki:
Biz mi sizi peyda ettik (bulduk), yoksa siz mi bizi peyda ettiniz Yani ben mi sizi kendime arkadaş olarak buldum, yoksa siz mi beni buldunuz Biz sizi bulduk, diye cevab verdiklerinde, Şeyh hazretleri, hemen aralarından gaib oldu. Onu arayıp bulmadıktan sonra, buyurduğu sözlerinin manâsını anlayarak, cenâbınızdan vâki olan nazarınız olmazsa, biz fakir cemaat cenâbınızın sohbetiyle nasıl müşerref oluruz dediler.
Hülâsa : Gölgeden istifade edilen bütün ni metler, aslından (gölge sahibinden)dir. Mürid için, hiçbir kemâliyet olgunluk olmayıp, belki onun kemâli, acz, mahv (yokluk) ve mâsivadan vaz geçmekle adem (yokluk) dairesine girmektir. Beyit :
Bu hazinenin tılsımı sendedir. Ben bu ortada hiç yoğum. (*) Sen böyle manâ verirsin ey ağzı şekerli (sevgilim). Ben ise, kitabın cildi, ses ve harfiyim.
Mektûbda, Emellerin Kâbesi gibi olan türbeden (Üstad-ı A zam ın türbesinden) ayrıldığınnnnız için, hasret ettiğinizi yazmışsınız. Bu hâlet tarikatta öğülür ve mahbub bir hâlettir. Hattâ üstelik ihtiyar ve irâde selb oluncaya kadar o hasretin artması lâyıktır. Mezkûr markad (türbe) ki, Allah ın nihayetsiz nûrları, Allah sübhânehu feyzlerinin üzerine nâzil olduğu bir mekân olduğu, ziyaretçileri az bir zamanda kulaklar işitmesinden hayret eden manevî makamlara yükseldikleri, yüce Allah tan başka her şey i unuttukları ve Allah ın aşkında fâni oldukları hâlde, nasıl ona hasret edilmesin Bâ husâs o markad sahibi (Kuddise sirruh) ile hayatında sohbet etmiş ve kemâlât kokusundan bir şey rûhuna vâsıl olan bir kimse...
Bu tarafın ahvâlinden sual edilirse, Allah a hamd olsun! Arkadaşların, hele kardeşlerin hâlleri, hamd etmeyi icab eder. Çünki tâleb ile meşgul olup (Üstad-ı A zamın) (Rahmetullahi aleyh) himmetiyle durum, geçen zamana benzer bir şekilde günden güne tâlebin şiddeti artmakta ve o husustaki terakki hakkında ne kadar yazılsa da eksiktir. Çünki, üzerine feyzler nâzil olan hattâ ondan bütün etraflara yayılan bir makâna ikâmet etmektedirler. Şerefli türbeye tek bir bakışlarıyla tâbirler ifadelerinden âciz olan hâletler onlara hâsıl olur. Hepsi de sıhhat ve selâmette olup cenâbınızdan medet dilerler. Şimdi şevk ve muhabbetle Şeyh-i A zam ın (Radıyallahü anh) markadı ile civarındaki türbeleri ziyaret etme şerefi vâki oldu. Onun (Rahmetullahi aleyh) himmetiyle binalara sığmayacak kadar, kitle hâlinde halk sohbete gelerek bu durum, günden güne artmaktadır. Perverde ellerinizden öptükten sonra, sizden manevî îmdad, arkadaşları zâhir ve bâtın belâlardan, kıskançların göz değmelerinden muhafaza etmesi için, cenâb-ı Bârî teâlâdan dua etmeniz matlûbdur.
Perverdenin Garzan tarafına gitmemesi için emr etmişsiniz. Dolayısıyla mümkün olduğu kadar, emrinize muhalefet etmiyecektir. Şayet muhalefet vâki olursa imkânsızlığındandır. Perverde, size vâki olan zâhirîhastalık için, arkadaşlarla birlikte sıhhata tebdil etmesi, ömrünüze bereket vermesini, kendisi ve emsâli, nazarınızla müşerref olmaları için, ömrünüzün uzun olmasını Bârî ye (Celle vealâ) yalvarıp niyaz eder. Hidâyete tâbi olanların üzerine selâm olsun

_________________
Sensin Ümidim Ey Yari Pirim
Kaldım Bu Yolda Ol Desteğim
Bari Amanım Gayri Girandır
Sen Ol Muinim Sen Ol Zehirim...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gül-as

avatar

Mesaj Sayısı : 63
Kayıt tarihi : 05/07/10

MesajKonu: Geri: Evvelâ irâde Allahü teâlâdan, muhabbet, aşk, ilkin mürşidlerden sonra her ikisi de, tâliblerden hâsıl olduğu beyanındadır.(Mektubat-ı Hazret k.s. 18. mektup)   Cuma Ekim 22, 2010 8:48 am

allah razı olsun perverde ..sadatın himmeti üzerine olsun inşaallahh...
ne güzel perverde kelimesini de cümle halinde tekraren gördük..

Ey kendine aşk iddia eden kimse. Ayıl ki, kat yiyen yanılıp demeyesin ki, âşıklık vasfı bizde, mâşûkluk Allah tadır. (Zira, her iki vasıf da onun zâtıyla kâimdir) iyi kişinin medh olunan aşkı gibi... aşk ondan baş gösterdi. Fakat sende (Allah ın) gözüktü. (*)



Tâleb edip çalışan kimse, matlûbuna nâil olur sözün manâsı, lâfız ve manâları itibariyle matlubdur (tersine göredir). Yani bu sözden esas maksad, Allah aşkını kalbinde bulan kimse, Alah ı tâleb edip çalışır. demektir. Şayet Hak teâlâ kendi sıfatıyla kulun kalbine tecelli etmezse, kulda nasıl tâleb vasfı hâsıl olur

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
perverde

avatar

Mesaj Sayısı : 131
Kayıt tarihi : 01/07/10
Yaş : 36
Nerden : Kocaeli/İzmit

MesajKonu: Geri: Evvelâ irâde Allahü teâlâdan, muhabbet, aşk, ilkin mürşidlerden sonra her ikisi de, tâliblerden hâsıl olduğu beyanındadır.(Mektubat-ı Hazret k.s. 18. mektup)   Cuma Ekim 22, 2010 11:37 am

Allah cümlemizden razı olsun kurban...

Mektuptaki paragrafın açıklaması içinde teşekkür ederim..

Perverde kelimesi lugatte (Birisinin yanında terbiye görmüş, yetiştirilmiş, beslenmiş) anlamında kullanılıyor.

Hazret Muhammed Diyauddin H.z. (k.s.) mektuplarına;

''Bu mektup Alem kutbu kaymakamanın perverdesinden'' diye başlıyor.Bu kelime bana büyük haz veriyor.

Bu sebeple bu nicki seçtim kurban Smile

_________________
Sensin Ümidim Ey Yari Pirim
Kaldım Bu Yolda Ol Desteğim
Bari Amanım Gayri Girandır
Sen Ol Muinim Sen Ol Zehirim...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gül-as

avatar

Mesaj Sayısı : 63
Kayıt tarihi : 05/07/10

MesajKonu: Geri: Evvelâ irâde Allahü teâlâdan, muhabbet, aşk, ilkin mürşidlerden sonra her ikisi de, tâliblerden hâsıl olduğu beyanındadır.(Mektubat-ı Hazret k.s. 18. mektup)   Cuma Ekim 22, 2010 12:40 pm

çok güzelmiş anlamı kullanımı da öyle..inş. çocuğuma isim olarak koyabilirim:)

rabbim islam ahlakıyla perverde kullarından eylesin cümlemizi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
perverde

avatar

Mesaj Sayısı : 131
Kayıt tarihi : 01/07/10
Yaş : 36
Nerden : Kocaeli/İzmit

MesajKonu: Geri: Evvelâ irâde Allahü teâlâdan, muhabbet, aşk, ilkin mürşidlerden sonra her ikisi de, tâliblerden hâsıl olduğu beyanındadır.(Mektubat-ı Hazret k.s. 18. mektup)   Cuma Ekim 22, 2010 3:31 pm

Rabbim hayırlı evlat nasip etsin...

Gerçekten çok güzel isim olur Smile

İnşaallah,Sadatların kapısında perverde oluruz hepimizde...

Dualarda unutmayın inş.

_________________
Sensin Ümidim Ey Yari Pirim
Kaldım Bu Yolda Ol Desteğim
Bari Amanım Gayri Girandır
Sen Ol Muinim Sen Ol Zehirim...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Evvelâ irâde Allahü teâlâdan, muhabbet, aşk, ilkin mürşidlerden sonra her ikisi de, tâliblerden hâsıl olduğu beyanındadır.(Mektubat-ı Hazret k.s. 18. mektup)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
buharalıbilvanisli.com :: İslam Ahlakı ve Tasavvuf :: Nakşibendi :: Mektubat-ı Rabbani :: Mektubat-ı Hazret-
Buraya geçin: