buharalıbilvanisli.com

Sofilerin Buluşma Noktası Buhara
 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
buharalıbilvanisli.com Son Konular
KonuYazanGönderme Tarihi
Salı Şub. 08, 2011 11:13 am
Cuma Ocak 28, 2011 9:56 am
» ykmz
Salı Ocak 11, 2011 10:43 pm
» ykmz
Salı Ocak 11, 2011 10:41 pm
Çarş. Ocak 05, 2011 8:01 am
Çarş. Ocak 05, 2011 7:57 am
Çarş. Ocak 05, 2011 7:40 am
Salı Ocak 04, 2011 6:58 pm
Salı Ocak 04, 2011 6:32 pm
Salı Ocak 04, 2011 6:32 pm
Salı Ocak 04, 2011 9:37 am
Ptsi Ocak 03, 2011 7:15 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 7:02 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:55 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:43 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:27 pm
Perş. Ara. 30, 2010 10:23 am
Perş. Ara. 30, 2010 8:27 am
Paz Ara. 26, 2010 2:53 pm
Paz Ara. 26, 2010 2:43 pm
Cuma Ara. 24, 2010 8:11 pm
Cuma Ara. 24, 2010 1:34 pm
Cuma Ara. 24, 2010 8:50 am
Perş. Ara. 23, 2010 1:19 pm
Perş. Ara. 23, 2010 8:12 am

Paylaş | 
 

 Bedevi Arabın hikayesi ile Tasavvuf

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ŞaHa Meftun

avatar

Mesaj Sayısı : 139
Kayıt tarihi : 30/06/10
Nerden : Ankara

MesajKonu: Bedevi Arabın hikayesi ile Tasavvuf    C.tesi Ekim 30, 2010 6:30 pm


Meşhur hikayedir: Bedevi Arap, problemini arz etmek üzere emirin huzuruna çıkacak. Fakat Sultana eli boş gitmek uygun olmadığı için bir de hediye götürmesi gerekiyor. Ne yapsın bedevi, ne götürsün? Çölde vahalarda birikmiş, üzerinde sineklerin dolaştığı suları toplayıp kırbasına doldurur. Bedevî aradığını bulmuştur. Hediye olarak çölde 70 derece sıcakta çok az bulunan sudan daha güzel ne olabilir?

Kırbasını doldurur, mutlu bir şekilde emirin kapısına varır. Ne götürüyor? Su. En güzel şey. Daha ne olsun! Sonra sarayın önüne varınca bir de ne görsün? Emirin kapısının önünden Dicle akıyor. Dibinde rengarenk balıklar, üzerinde ötüşen kuşlar. Bedevi, bir akan Dicle'ye bakar, bir kırbasındaki derleme-toplama suya, 'Yok' der kendi kendine, 'Benim kırbamdaki su, emire hediye olamaz. Çünkü emirin kapısından Dicle akıyor.' Bedevî kırbasını ters çevirip suyu boşaltır ve kırbayı boş götürür. Bedevî kırbayı boş götürdü ki dolu getirsin. Şimdi bu sembolik hikayenin bazı kelimeleri üzerinde duralım:

"Bedevî Arap" derviş olmak isteyen kişidir.

"Kırba" gönüldür.

"Kırbaya toplanılan su" ise kişinin daha önce edindiği çöpe atılması gerekli olan zahirî bilgileridir. Ehlullah'ın nazarında kuru-zâhirî bilgiler asla geçerli değildir. Önce bil, sonra bul, sonra da bildiğinle ol. Bilmek, şeriattır. Bulmak, tarikattir. Bilip bulduğunla olmak da hakikattir. Niyâzî ne buyurur:

Unutup bildiğin nâdân olmak gerek

Bezm-ü vahdette ne ilim ne alim isterler

Halim isterler, kalb-i selim isterler

Bildiklerini terk eyle, irfana erebilesin

Hak yolu belâlıdır, her kân cefalıdır

Candan ümit kes, canana erebilesin.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Bedevi Arabın hikayesi ile Tasavvuf
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
buharalıbilvanisli.com :: Tasavvufi Sohbetler :: Sadatı Nakşibendi Büyükleri :: Nakşibendi Büyüklerinin Sohbetleri :: Tasavvufi Kıssa ve Hikayeler-
Buraya geçin: