buharalıbilvanisli.com

Sofilerin Buluşma Noktası Buhara
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
buharalıbilvanisli.com Son Konular
KonuYazanGönderme Tarihi
Salı Şub. 08, 2011 11:13 am
Cuma Ocak 28, 2011 9:56 am
» ykmz
Salı Ocak 11, 2011 10:43 pm
» ykmz
Salı Ocak 11, 2011 10:41 pm
Çarş. Ocak 05, 2011 8:01 am
Çarş. Ocak 05, 2011 7:57 am
Çarş. Ocak 05, 2011 7:40 am
Salı Ocak 04, 2011 6:58 pm
Salı Ocak 04, 2011 6:32 pm
Salı Ocak 04, 2011 6:32 pm
Salı Ocak 04, 2011 9:37 am
Ptsi Ocak 03, 2011 7:15 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 7:02 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:55 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:43 pm
Ptsi Ocak 03, 2011 6:27 pm
Perş. Ara. 30, 2010 10:23 am
Perş. Ara. 30, 2010 8:27 am
Paz Ara. 26, 2010 2:53 pm
Paz Ara. 26, 2010 2:43 pm
Cuma Ara. 24, 2010 8:11 pm
Cuma Ara. 24, 2010 1:34 pm
Cuma Ara. 24, 2010 8:50 am
Perş. Ara. 23, 2010 1:19 pm
Perş. Ara. 23, 2010 8:12 am
Similar topics

Paylaş | 
 

 Mektubat-ı Şeyh Hazret / Yirmisekizinci Mektub (akla gelen gayri ihtiyari hatıratların kaynağı hakkında)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ŞaHa Meftun

avatar

Mesaj Sayısı : 139
Kayıt tarihi : 30/06/10
Nerden : Ankara

MesajKonu: Mektubat-ı Şeyh Hazret / Yirmisekizinci Mektub (akla gelen gayri ihtiyari hatıratların kaynağı hakkında)   Paz Ara. 19, 2010 7:02 pm

İnsanın aklına gelen bazı küfür vesveseleri gayrı ihtiyarî hatıralarının menşei ve onları düşünceden def etmenin çaresi, nefsin kabzı halinde, onu zorlayıp yapılan ibadetler, daha sabit ve yararlı olduğu konular ve onlarla ilgili olan mes’eleler hakkında Vanlı Ahmed bey oğlu Muhammed Sıddık efendiye yazılmıştır. Esasında bu mektûb türkçe olup, diğer bütün mektûblar gibi bir tarz üzere olması için arpçaya çevirdik.
ALLAH’IN ADIYLA BAŞLARIM
Hiç bir varlık yok ki onu hamd ile tesbih etmesin. Salât ü selâm, efendimiz Muhammed’in (Sallâllahü aleyhi ve sellem) bütün âl ve ashâbının üzerine olsun!
Bundan sonra, bu mektûb âlem kutbu kaymakamının (Radıyallahü anh) perverdesinden, Allah yolundaki doğru dostu, Muhammed Sıddık efendiyedir. Perverde evvelâ size selâm eder, hayır dualarıyla sizi hatırlayarak ahvalinizden sorar. İkincisi, muhabbetten haber veren mektûbunuz eline geçti. İçinde yazılan hâletlerin bahsini anladı. İnsanı küfre sürükleyen vesveseler ile, gayr-ı ihtiyarî olarak kalbine ârız olan hâtıralar hakkında, yazdığınız bahislerin cevabı şudur: Bil ki bazı rivayetlere göre, sahabe-i kiramlardan (Radıyallahü anhüm) Fahr-i kâinat efendimize (Sallâllahü aleyhi ve sellem) gidip, “ şübhesiz, kalbimize bazı şeyler vâki olur ki onunla telâffuz edersek kâfir oluruz” diye durumlarından şikayet ettiklerinde, Efendimiz (Sallâllahü aleyhi ve sellem) “Bu gibi şeylerin hâtıra gelişleri, imanın kemâlindendir”diye cevab buyurdular. Âriflerin bâzısı da şeytan hırsız gibidir. Hırsız, bir karanlık eve girince eline geçen herhangi bir şeyi alıp onunla yetinir. Daha iyisini taleb etmez. Ev aydınlık ise, eşyanın en iyisini çalıp gitmeye acele eder. Şeytan da böyledir. İnsan kalbi, günahlar karanlığı ile karanlık olduğu müddetçe, vesveseli şeylerden herhangi birisini o kalbe düşürmesi ile râzı olur. Kalb tâat ve riyazetlerle aydınlanınca, ondan îmânı sıyırıcı vesveseleri içine atmaya çalışır. Allah, bizi ondan korusun!
Binaenaleyh, bahsettiğiniz vesvese ve hatıraların menşei, şeyhi âzam ve en büyük mürşidimiz olan El-Şeyh Fethullah’ın(Radıyallahüanhümâ) (Allah üzerimize bereketini nazil eylesin) himmetleri dolayısıyla,size hâsıl olan imanın kemâli, kalbinizin aydınlatmasındandır. O kötü vesves ve evhamlerın, kalbden sıyrılmalarının çaresi, Gavs-ı âzam Seyyid Sıbğatullah El-Arvasî (Kuddise sirruh) minehinde buyurduğu üzere, o haletlarin kalbe gelip gitmelerine iltifat etmemektedir. Ve göğüs hizasında mezkûr şeyh-i âzamın râbıtasına devam etmektir.
Uykusuz kalıp sarhoşlar gibi olduğunuzu yazmıştınız. O halin, Allah’a olan sevginizin şiddetinden olduğu umulur. Allah onu günbegün arttırsın. Râbıtada ve vird çekmekte gevşeklik etmeden, onlara çalışıp, kalbinize gelen hâletlere iltifat etmemeniz lâzımdır. Kabz ve nefsi zorlamakla bazı vakitlerde, yapılacak tâatler her zaman ve her yerde,kabule daha yakın, daha yerinde olup yararlıdırlar. Selâm hidâyete tâbi olana, Mustafa’nın şeriatından ayrılmayanların üzerine olsun ve Mustafa’nın (Sallâllahü aleyhi ve sellem) âl ve ashâbının üzerine de salât ü selâm olsun!

_________________
Kurmuş çadırı Buhara'ya,
Almış bizi hem sohbet-i alaya.
Kanaat et derviş sen buna,
ŞAH Fevzeddin pir olmuş sana.

(ŞaHa Meftun)


En son ŞaHa Meftun tarafından Paz Ara. 19, 2010 7:08 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ŞaHa Meftun

avatar

Mesaj Sayısı : 139
Kayıt tarihi : 30/06/10
Nerden : Ankara

MesajKonu: Geri: Mektubat-ı Şeyh Hazret / Yirmisekizinci Mektub (akla gelen gayri ihtiyari hatıratların kaynağı hakkında)   Paz Ara. 19, 2010 7:05 pm

"Âriflerin bâzısı da şeytan hırsız gibidir. Hırsız, bir karanlık eve girince eline geçen herhangi bir şeyi alıp onunla yetinir. Daha iyisini taleb etmez. Ev aydınlık ise, eşyanın en iyisini çalıp gitmeye acele eder. Şeytan da böyledir. İnsan kalbi, günahlar karanlığı ile karanlık olduğu müddetçe, vesveseli şeylerden herhangi birisini o kalbe düşürmesi ile râzı olur. Kalb tâat ve riyazetlerle aydınlanınca, ondan îmânı sıyırıcı vesveseleri içine atmaya çalışır. Allah, bizi ondan korusun!"

ne kadar güzel bir benzetme..bu konu, ancak bu kadar güzel açıklanabilir .maşallah.Allah sırlarını ali etsin ..

_________________
Kurmuş çadırı Buhara'ya,
Almış bizi hem sohbet-i alaya.
Kanaat et derviş sen buna,
ŞAH Fevzeddin pir olmuş sana.

(ŞaHa Meftun)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
perverde

avatar

Mesaj Sayısı : 131
Kayıt tarihi : 01/07/10
Yaş : 36
Nerden : Kocaeli/İzmit

MesajKonu: Geri: Mektubat-ı Şeyh Hazret / Yirmisekizinci Mektub (akla gelen gayri ihtiyari hatıratların kaynağı hakkında)   Paz Ara. 19, 2010 9:05 pm

Allah razı olsun kurban çok hoş ve faydalı bir konu..

Allah dostlarının misalleride birbirinden güzel insan hayrette kalıyor ve muhabbetle idrak ediyor...

Kalbe gelen havatırların defi konusunda Gavsı Hizani k.s. de Minahta şöyle buyuruyor;

Böyle durumlarda mürid mürşidini başı üzerinde bağdaş kurmuş şekilde rabıta etmelidir,çünkü şeytanın (aleyhünnalet) vücuda giriş yeri başın üst kısmıdır buyuruyor.Bu tarz rabıtanın özellikle vird esnasında kalbe gelen kötü düşüncelerin definde çok faydalı olduğu belirtiliyor..

Vesselam veddua

_________________
Sensin Ümidim Ey Yari Pirim
Kaldım Bu Yolda Ol Desteğim
Bari Amanım Gayri Girandır
Sen Ol Muinim Sen Ol Zehirim...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ŞaHa Meftun

avatar

Mesaj Sayısı : 139
Kayıt tarihi : 30/06/10
Nerden : Ankara

MesajKonu: Geri: Mektubat-ı Şeyh Hazret / Yirmisekizinci Mektub (akla gelen gayri ihtiyari hatıratların kaynağı hakkında)   Ptsi Ara. 20, 2010 4:56 am

Minah takviyesiyle daha da güzel oldu, Allah razı olsun kurban

_________________
Kurmuş çadırı Buhara'ya,
Almış bizi hem sohbet-i alaya.
Kanaat et derviş sen buna,
ŞAH Fevzeddin pir olmuş sana.

(ŞaHa Meftun)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Mektubat-ı Şeyh Hazret / Yirmisekizinci Mektub (akla gelen gayri ihtiyari hatıratların kaynağı hakkında)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Yarı türkçe yarı ingilizce mektub
» Staj başlatma Hakkında
» Saati Söylermisin ver 1.9.1 tüm pda

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
buharalıbilvanisli.com :: İslam Ahlakı ve Tasavvuf :: Nakşibendi :: Mektubat-ı Rabbani :: Mektubat-ı Hazret-
Buraya geçin: